Milliyet Gazetesi (20 Nisan 2009)
Ankara Üniversitesi (AÜ) Veterinerlik
Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Karaer, keneyle mücadelede
kullanılan kimyasalların
bu hayvanla beslenen canlıların yaşam sürelerini kısalttığını belirterek,
Bu nedenle kene populasyonunda önemli ölçülerde artış olduğunu gözlemledik. Ankara'da Nisan'ın ilk 13 gününde 183 kene ısırığı
vakası bize ulaştı. geçen sene bu rakam 45 civarındaydı
dedi.
Karaer, baharla birlikte
kenelerin kış uykusundan uyandığını,
bunu takiben yetkililerin de feryat figan vaziyette koşuşturmaya başlayacağını
söyledi.
Kenelerle mücadelenin bahar aylarında başlatılmasını
doğru bulmadıklarını
daha önce de çeşitli defalar dile getirdiklerini anımsatan Karaer, Bunu anlamamız gerekiyor artık. Üzerinde durmamız gereken en önemli konulardan biri bu. Verilere dayanarak keneyle ilgili mücadele stratejileri programları yapmıyoruz. Kırım
kongo hastalığı
hep vardı. Çok kesin olmamakla birlikte benzer seyirde hastalıkların görüldüğü ve ölümlerin şekillendiği enfeksiyoncular tarafından bildirilmiştir diye konuştu.
30 yıldır keneyle çalışan ve 400'e yakın hastalık taşıdığını
bilen birisiyim diyen Karaer, keneye
ilişkin bir sınıflandırma çalışmasının
halen yapılamamış
olmasının kaygı
verici olduğunu söyledi.
Sınıflandırma çalışmasının
bir an önce yapılması gerektiğini
ifade eden
Karaer, şöyle devam etti:
Bu türlerin mevsimsel aktiviteleri nedir? Ne zaman, nerede,
nasıl bulunuyorlar, bunlar çok önemlidir.
Ancak ben bunun eksikliğini
bildiğim için 2002 yılından itibaren ilgili bakanlıklarla görüşmelerimizde, yazılarımızda
durumu bildirdik. Yapacağımız öncelikli işlerden
birisi Türkiye genelinde riskli ilan edilen iller
vardı 2006'da 26 adet.
2007'de sanıyorum 36'ya çıkarıldı. Kırım kongoyu
nakleden hastalıkların
vektörü olan yani taşıyan kenelerden Türkiye'de herhalde 1 veya 2 tür tespit edildi.
Dünyada ise 30 kadar kene
türünün bu hastalığı naklettiği
biliniyor. 30 kene
türünden de bir kaç tanesi Türkiye'de.
Ama bu dediğim gibi sadece bizim
bildiğimiz. Daha
üzücü durumlara düşmemek adına
bir an önce çalışmalara başlanması
gerekiyor. Kenelerin, gerek aktif gerekse pasif olduğu
dönemlerde nasıl yaşama tutunduklarını,
ne ile beslendiklerini belirlemek gerekiyor. Kenelerin aktif olan dönemde
insan ve hayvan üzerinde bulundukları ve bulunmadıkları zamanları
da bilmek önemli. Mücadeleyi pasif oldukları
dönemde başlatırsanız
başarıya ulaşabilirsiniz.
YANLIŞ
İLAÇLAMA KENE POPULASYONUNU ARTIRDI
Karaer, yanlış ilaçlama yöntemi nedeniyle kene populasyonunda önemli ölçülerde artış olduğunu belirlediklerini ifade etti.
Kenelerin en aktif oldukları dönemde ekosistemin de kendi içerisinde geliştirdiği
mücadele şekilleri bulunduğuna dikkati çeken Karaer, şunları
kaydetti:
Keneler ne kadar
aktifse ekosistemde bunlarla beslenen diğer canlılar da aktiftir. Çünkü belirli
bir denge olması lazım. Ekosistemin bir dengesi vardır
bunun koruması lazım. İlaçlı mücadeleyi, kenenin
en aktif olduğu dönemde, en önemlisi nerede bulunduğunu tam olarak bilmeden yapıyoruz. Bu nedenle,
ilacın içerisinde bulunan kimyasallar kenelerin değil, onlarla beslenen canlıların yaşam sürelerini kısaltıyor. İlaçlar hayvanlarda sütte ve ette birikir.
Dışarıya atılan kısmı
ise ekosistemi etkiler ki ekosistemde
keneleri yiyen yumurtalarıyla beslenen arılar, kuşlar ve bazı karınca
türleri vardır.
Farkında olmadan bu hayvanların yaşam sürelerini kısaltıyoruz.
Biz ilaçlama yaparak kenelerle değil de kenelerle mücadele eden yaratıklarla
mücadele etmiş oluyoruz. O zaman ne oluyor? Ekosistem bozuluyor. Böyle olunca
da kene sayısı
artıyor.
Ankara genelinde, Nisan ayı içerisinde kene ısıran insan sayısında artış gözlemlediklerini
belirten Karaer, Ankara'da Nisan'ın ilk 13 gününde 183 kene ısırığı vakası
bize ulaştı.
Geçen sene bu rakam
45 civarındaydı. Geçen yıl
neredeyse 20 milyon liralık ilaç kullanıldı. Bunun bize
yansıması ne oldu?
Nisan'ın ilk 13 gününde neredeyse
5 katı fazla oranda kene tutan
insan sayısı diye konuştu.
HANTA VİRÜSÜ BİR KİŞİYİ DAHA ÖLDÜRDÜ
ZONGULDAK Karaelmas Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde Hanta virüsü şüphesiyle tedavi altında bulunan 29 yaşındaki Şahin Sasa da hayatını kaybetti. Hanta virüsünden ölenlerin sayısı 2'ye yükselirken, halen hastanede 5 kişinin tedavisi sürüyor.